Kültürel Belediyecilikte Yaşanan Problemlere Bir Bakış - İLKE Analiz

Kültürel Belediyecilikte Yaşanan Problemlere Bir Bakış

Samet Keskin

Kültür hakkında konuşmak, kültür üzerine yazmak hem kolay hem zor bir mesele. Kültür, hemen herkesin üzerine söyleyecek sözü olduğu bir alan. Ama bunların bir terkibini yapmak, hasılasını çıkarmak altına rahat bir şekilde girilebilecek bir iş değil. Bu bakımdan zorluğu kolaylığından, kolaylığı ise zorluğundan geliyor demek yanlış olmaz. Kültürü tanımlamak için bir çabaya girildiğinde karşılaşılan tanımlardaki çeşitlilik, zorluğu ve zorluktan doğan kolaylığı gözler önüne seriyor. 1952 tarihli “Culture: A Critical Review of Concepts and Definitions” isimli çalışmada 164 farklı kültür tanımını derlenmesi de bu düşünceyi destekler nitelikte.[1]  Uluslararası tanımlardan faydalanılırsa kültür; bir sosyal grup ya da toplumun kendine has maddi, manevi, entelektüel ve duygusal özelliklerinin yanı sıra sanat ve edebiyat, yaşam biçimi ve birlikte yaşama tarzı, değer sistemlerini, gelenek ve inançlarını kapsayan bir olgu olarak tanımlanmaktadır.[2]

Bu yazı da Marmara Belediyeler Birliği (MBB) bünyesinde yürütülen Kültür Sanat Platformu[3] çalışmaları, MBB tarafından konu hakkında düzenlenen çalıştaylar[4], belediyelerin kültürden sorumlu birimlerinin yöneticileri ile yapılan toplantılar ve bunlara ek olarak kişisel çalışma[5] ve görüşmeler neticesinde edinilen bilgi ve tecrübeler ile belediyelerin kültür faaliyetlerini gerçekleştirirken karşılaştıkları, çözüm üretilmesi gereken problemler ele alınmıştır.

Kültür ve Belediyeler

Gerçekleştirdikleri faaliyetler göz önünde bulundurulduğunda belediyeler, önemli birer kültür aktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. UNESCO tarafından da temel bir insan hakkı olarak nitelendirilen kültüre eşit bir şekilde erişim meselesi, belediyeler tarafından birincil elden gerçekleştirilen hizmetlerin başında gelmektedir.

Belediyeler halka en yakın yönetim birimi olmaları, halkın istek, talep, beklenti ve arzularını hızlı bir şekilde tespit edip buna yönelik etkili ve yerinde çözüm üretme kapasiteleri; hizmet sunma noktasında esnek, dayanıklı ve dinamik yapıları; yerelin somut ve somut olmayan kültürel değerlerine hâkimiyeti gibi imkânlarla kültür sanat alanında önemli bir role sahiptir. Ayrıca herhangi bir ayrım gözetmeksizin kapsayıcı bir şekilde sundukları kültür hizmetleri ile sosyo-ekonomik durum, eğitim durumu, dünya görüşü vb. konularda farklılıklara sahip kişileri bir araya getirerek barış ve huzur içinde birlikte yaşama kültürüne katkı sunan bir etkileşim ve diyalog ortamı sunmaktadır. Nitekim belediyecilik anlayışı 1990’lara kadar bürokratik belediyecilik, 1990-2000 arası hizmet belediyeciliği, 2020 sonrası hizmet belediyeciliği ve sosyal belediyecilik olarak gruplandırılırken bundan sonraki sürecin kültürel belediyecilik olarak adlandırılabileceği belirtilmektedir.[6]

İster kamu ister özel sektör tarafından yürütülsün, kâr amacı güden ya da gütmeyen her eylemin bir ya da birden fazla amacı bulunmaktadır. Bu amaç/amaçların sağlanması belirlenen hedeflerin yerine getirilmesi ile mümkündür. Belirlenen hedeflerin yerine getirilmesi için de personel, finansal, teknik, mekânsal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu sebeple öncelikle karşılaşılan problemlerin ne olduğunun belirlenmesi gerekli çözümlerin üretilebilmesi için gerekli ilk temel adımı oluşturmaktadır.

Belediyelerin Kültür Alanındaki Faaliyetlerini Yürütürken Karşılaştığı Problemler

Belediyelerin kültürel faaliyetlerini organizasyon, eğitim ve basım-yayın olarak üçe ayırabiliriz. Belediyeler konferans, seminer, sergi, söyleşi, konser, anma günleri, tiyatro ve sinema gösterimi gibi organizasyon bağlamında; okula yardımcı, sınavlara hazırlık, meslek edindirme, hobi ve kültür sanat eğitimleri gibi eğitim bağlamında; kitap, dergi, ansiklopedi, araştırma, belgesel, dijital içerikler gibi basım yayın bağlamında çok çeşitli alan ve türlerde faaliyetler düzenlemektedir.  Her bir faaliyete yönelik karşılaşılan sorun ve problemler birbirinden farklılık gösterse de bu yazı kapsamında temel olarak genel problemlerden bahsedilecektir.

Yukarıda bahsedilen görüşme ve toplantılarda ortaya çıkan problemler “insan kaynağı”, “bütçe”, “mevzuat”, “dijitalleşme”, “iş birlikleri” olmak üzere 5 ana başlık altında sınıflandırılabilir. Ancak bu kategoriler altında yer alan bazı problemlerin sadece ilgili kategorileri ilgilendirmediği, başka bir kategoriyi de doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen/etkileyecek bir problem olabileceği unutulmamalıdır.

1. İnsan Kaynağı

Kurumların insan kaynağı, ilgili politika ve buna yönelik faaliyetlerin planlamasından icra edilmesine kadar geçen sürede en önemli etmenlerin başında gelmektedir. Bu kapsamda öne çıkan ilk problem birim bünyesinde uygun nitelikleri taşıyan personelin istihdam edil(e)memesidir. Belediyelerin kültür dışındaki hizmetlerinde ilgili alanda ihtisas sahibi ve deneyimli kişilerin çalışması zorunlu tutulur ya da tercih edilirken kültür alanındaki işler “herkes tarafından yapılabilir”, “öncelikli olmayan” işler olarak görülebilmekte, bu da kültür alanında kalifiye kişilerin istihdamının önceliklendirilmesi konusunda sıkıntılara sebep olabilmektedir.

İnsan kaynağı konusunda karşılaşılan bir diğer problem benzer şekilde belediyenin farklı birimlerinden kültür birimine sürekli personel kaydırılması, tabiri caizse kültür birimlerinin bir “sürgün yeri” olarak görülmesidir. Bu kapsamda ilgili birimlerde istenmeyen kişiler konu hakkında yetkinliği olmamasına rağmen kültür birimlerine kaydırılabilmektedir. Bu durum hem işgücünün verimsiz kullanılmasına hem de ilgili birimde mevcut çalışanlar da düşünüldüğünde iş barışı ve paylaşımı gibi yeni sorunları beraberinde getirmektedir.

Kültür birimlerinde organizasyon becerisi kuvvetli kişiler kadar iyi iletişim yeteneklerine sahip kişilerin de istihdam edilmesi gerekmektedir. Zira bir iş özgün, kusursuz ve iyi bir şekilde yapılsa dahi bunun sunumu ve iletişim çalışması iyi ve yeterli bir şekilde yapılmadığında uygun hedef kitleye ulaşılamamakta, çalışma hedefini ve layığını bulamamakta, bu da etkinlikten murat edilen verimin alınamamasına neden olmaktadır. Buna ek olarak sadece organizasyon kabiliyeti yüksek kişilerin müdür olarak tercih edilmesi karşılaşılan problemlerden bir diğeridir. Nitekim organizasyon gerçekleştirmenin ötesinde yöneticilerin kültür konusunda bilgi sahibi, stratejik ve sürdürülebilir düşünebilen, çok yönlü, bölgenin kültürüne ve ihtiyaçlarına hâkim, kapsayıcı ve yaratıcı özelliklere sahip olması gerekmektedir.

Birim personeli açısından yoğun ve esnek mesai, sürekli benzer işlerle meşgul olma bir süre sonra aynı işlerin üretilmesine neden olabilmektedir. Bu sebeple birim personellerinin kendilerini sürekli geliştirebilecekleri, yeni vizyon ve beceriler kazanabilecekleri eğitim ve çalışmalara katılmaları önem arz etmektedir. Ayrıca birim personelinin, faaliyetlere davet edilen veya diğer entelektüel çevre ile temas ve etkileşiminin artırılması gerekmektedir.

2. Bütçe

Kriz durumlarında –ki COVID-19 da bunu göstermiştir– öncelikli alanlara kaynak aktarabilmek amacıyla bütçelerinden kesintiye gidilen ilk konuların başında kültür sanatla ilgili işlerin olduğu bilinmektedir. Kültür birimleri yöneticileri bütçe konusunda zaman zaman kendilerini “üvey evlat” olarak gördüklerini ve zaman zaman “fuzuli harcama yapan” birimler olarak adlandırıldıklarını belirtmektedirler. Ek olarak kültür birimleri bünyeleri altında çeşitli sosyal yardım ve hizmet çalışmaları yürütmektedir. Hâl böyle olunca kısıtlı olan kaynakların kültür dışında çeşitli işlere de ayrılması gerekmektedir.

Bütçeyle bağlantılı olarak belediyeler kısıtlı kaynakları nedeniyle sunacakları hizmetler konusunda sürekli bir seçim yapmak durumundadır. Bu da mevcut faaliyetlerin nicelik ve niteliğinin artırılmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca belediyelerin bütçesinin kaynağını, merkezi yönetimin nüfus esasına dayalı olarak dağıttığı kaynak oluşturmaktadır. Ancak hizmetlerin sunumu noktasında belediyenin ilgili alanda ağırladığı turist sayısı, hizmet sunulan alanın genişliği, mevsimsel nüfus değişiklikleri, şehir sakinlerinin kültürel çeşitliliği ve kültür alanındaki beklentisi vb. hususlar hesaba katılamadığından nüfus esaslı pay dağıtımı da tek başına yetersiz kalmaktadır. Tüm bu sebepler ışığında belediyelerin kültür birimlerinin bütçelerinin artırılması önem taşımaktadır. Merkezi yönetimin bu alanda yapabileceği iyileştirmelere ek olarak birçok kurum tarafından kültür çalışmalarına sunulan hibe, fon, sponsorluk vb. finansal desteklere belediyelerce erişebilmek için proje yazacak personel gereksinimi ve mevcut personellerin niteliklerinin artırılması önemli bir husustur.

3. Mevzuat

Belediyeler hizmet ve ürün satın alımlarında sıklıkla kullanılan kamu ihale mevzuatı ve doğru temin gibi hukuki düzenlemelere tabiidirler. Doğrudan temin yöntemi belli bir limite kadar kullanılabilirken bu limitin aşılması durumunda ihale yoluna gidilmesi gerekmektedir. Ancak ürün ve hizmetlerin niteliğinin teknik şartnamelerle belirlenmesi ve en düşük teklifi veren firmanın bu işi ifası kültür sanat gibi bir konuda kalite ve estetik bakımından istenen etkiyi sağlamasını garanti edememektedir.

Etkinliklerin ücretli bir şekilde gerçekleştirilememesi ayrı bir sorundur. Etkinliklerin belli sınırlar çerçevesinde ücretli olarak gerçekleştirilmesi maliyetinin bir kısmının buradan sübvanse edilmesini sağlayarak faaliyetlerin nitelik ve niceliğinin artırılmasına imkân tanıyabilir. Bununla birlikte belediyelerin yerel kültür ve yerel sanatçıları desteklemek için kaynak ayırmasının önündeki engeller aşılması gereken hususlardan biridir. Son olarak belediyelerin sunduğu eğitim hizmetlerinde, MEB başta olmak üzere yetki sahibi kurumlarla entegre bir şekilde onaylı sertifikalar ve belgeler yoluyla eşdeğerlik ve akreditasyon sağlanması yararlı olacaktır.

4. Dijitalleşme

Dijitalleşme hem süreçlerin yönetimi hem de içerik üretimi noktasında büyük fırsatlar barındırmaktadır. Özellikle COVID-19 süreciyle birlikte fiziksel olarak bir araya gelinememesi nedeniyle belediyelerin kültür faaliyetlerini dijital platformlara taşıması gereksinimi bu süreci hızlandırmıştır. Dijitalleşme sadece etkinliklerin çevrim içi olarak gerçekleştirilmesi olarak algılanmamalı, faaliyetlerin arşivlenmesi, bunlardan çeşitli yollarla tekrar yararlanılması noktasındaki kolaylaştırıcılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca dijital içerik üretimi konusunda yerele özgü kültürel özellik ve değerleri ön plana çıkaracak içeriklerin üretilmesi, dijital dünyanın imkân ve faydalarına yönelik fırsatların farkında olunması sağlanmalıdır.

Bununla birlikte birim personelinin sürdürülebilir bir dijital içerik üretimi için tüm süreçleri kapsayacak şekilde bilgi birikimi ve niteliklerinin artırılması, iyi uygulamaların derlenerek ilgili belediye özelinde uyarlanarak yaygınlaştırılması, bu alanda ön plana çıkan kurumlar ile deneyim ve personel değişim programlarının gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Yine dolaylı olarak da olsa belediye sınırları içinde yer alan hanelerdeki internet erişiminin artırılması bu konuda atılacak en önemli adımlardan birini oluşturacaktır. Ek olarak politika üretimi ve faaliyetlerin planlanmasında oldukça önemli bir kaynak olan verinin toplanmasının ve yönetiminin dijital bir şekilde gerçekleştirilmesi, kısıtlı kaynakların etkin bir şekilde kullanılması, amaç ve hedeflerin daha doğru şekilde oluşturularak buna uygun faaliyetlerin daha efektif bir şekilde planlanmasına katkı sunacaktır.

5. İş Birlikleri

Kültür yalnızca entelektüel birikimi değil, yaşam tarzı ve zihniyeti de kapsamaktadır. Bu açıdan en önemli ögelerinden birini de ortak amaçlar için birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesi oluşturmaktadır. Bu sebeple merkezi yönetim; diğer büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyeleri, yerel yönetim birlikleri, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kalkınma ajansları, özel sektör ve benzeri kurum ve kuruluşlarla iş birliklerinin geliştirilmesi, koordinasyonun sağlanması, iletişimin güçlendirilmesi ve hızlandırılması önem taşımaktadır. Zira belediyeler yukarıda zikredilen aktörlerle bir araya gelme, ortak projeler üretme, diyalog zemini oluşturma noktasında çeşitli sıkıntılar yaşayabilmektedir. Bunun aşıldığı durumda kurumlar personel, finansal, teknik, mekânsal hususlar başta olmak üzere birçok konuda kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı bir etkiye sebep olacaktır. Ayrıca bu durum birlikte üretme kavramına katkı sunarak kapsayıcılık ve katılımcılık gibi ilkelerin yaygınlaştırılmasını sağlayacaktır.

Son Söz

Bu yazı kapsamında bugüne kadar edinilen deneyimler kapsamında belediyelerin kültür sanat alanındaki faaliyetlerini yürütürken karşılaştıkları temel problemler üzerinde durulmuştur. Karşılaşılan bu genel problemleri “insan kaynağı”, “bütçe”, “mevzuat”, “dijitalleşme”, “iş birlikleri” olmak üzere 5 ana başlık altında gruplandırmak mümkündür. Sorunların tespiti, daha iyi olma ve daha iyiye ulaşma süreci için önemli bir ilk adım olmakla beraber ilerleyen süreçte ilgili hususların her biri için çeşitli kalıcı ve sürdürülebilir çözüm önerilerinin üretilmesi ve bunların uygulanması gerekmektedir.  


[1] Kroeber, A. L. ve Kluckhohn, C. (1952). Culture: A Critical Review of Concepts and Definitions. Peabody Museum of American Archaelogy and Ethnology, Harvard University, 47(1), 1–219.

[2] UNESCO. (1982). Mexico City Declaration on Cultural Policies World Conference on Cultural Policies. https://culturalrights.net/descargas/drets_culturals401.pdf adresinden erişildi.

[3] Marmara Belediyeler Birliği. (2022) Kültür Sanat Platformu. 13 Mayıs 2022 tarihinde https://mbb.bb/lpiuvd adresinden erişildi. 

[4] Marmara Belediyeler Birliği. (2017). Kültür Sanat Platformu Çalıştay Raporu. İstanbul.

[5] Keskin, S. (2022). Kültür Politikalarının Geliştirilmesinde Verinin Toplanması ve Yönetimi: İstanbul İlçe Belediyeleri Örneği, İstanbul Üniversitesi.

[6] III. Millî Kültür Şûrası Yerel Yönetimler ve Kültür Komisyon Raporu. (2017).

0 yorum

Diğer Yazılar