İLKE Politika Önerileri: Hukuk - İLKE Analiz

İLKE Politika Önerileri: Hukuk

Editör

İLKE Vakfı, bir sivil toplum kuruluşu olarak bilgi, politika ve strateji üretmekte; yaptığı çalışmalarla bir taraftan sivil alanın nabzını tutmakta, diğer taraftan da ülke meselelerinin daha derinlikli ve nitelikli kavranmasını sağlamaya çalışmaktadır. Eğitim, toplum, ekonomi, hukuk, kültür ve sivil toplum alanlarını merkeze aldığı çalışmalarını tüm ilgililerin istifadesine sunmaktadır. Türkiye’nin toplumsal olarak dönüşüm geçirdiği, anayasa yapım süreçlerinin tartışıldığı bir dönemde çözüme kavuşturulmayı bekleyen temel sosyal ve siyasi konularda İLKE Politika Önerileri serisi başlatmıştır. Hukuk Politika Önerisi de bunlardan bir tanesidir.

Türkiye’deki hukuk sisteminin, siyasetin ön ayak olduğu temel hak ve özgürlüklere dair kazanımları ileri taşıyabilecek ve sağlam temellere oturtabilecek bir gelişim göstermesi ülkemizin temel ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Gelişimin önemli bir kriteri bir yandan yetki ve kamu gücü kullananların hukukla bağlı olmayı içselleştirebilmesi, diğer yandan yargı erkinin yasama ve yürütme karşısında jüristokrasiye varmayacak düzeyde bağımsız bir konuma erişebilmesidir. Gelişimin bir diğer bileşeni ise içinde bulunduğu toplumsal gerçekliğin farkında, talep ve sorunlara duyarlı ve etkin çözüm sunmada sorumlu ve aktif davranabilen bir yargının varlığıdır.

Genel Bakış

Türkiye’de hukukun toplumsal meseleleri merkeze alan gerçekçi bir zemin kazanabilmesi, kuruluş ideolojisinin pekiştiricisi ve toplumsal dönüşümün cebri dayatma aracı olması misyonu sebebiyle oldukça zor olmuştur. Her ne kadar demokratikleşme, teknolojik ilerlemeler ve ekonomik gelişimle birlikte temel hak ve özgürlükler açısından pozitif yönlü bir gelişme kaydedildiyse de Türkiye’de bu gelişim daha çok siyaset kaynaklıdır. Bu sebeple, Türkiye’deki hukuk sisteminin sağlam temeller üzerinde gelişimini devam ettirebilmesi için siyasi iktidarlar hukuka bağlılığı içselleştirmesi ve bağımsız bir yargının oluşturulması gerekmektedir.

Türkiye’nin bir hukuk devleti sıfatı taşıyabilmesi için hukuk alanı siyaset ve ideolojik yükten kurtarılmalıdır. Bu ise ancak hukuka güvenin artırılması ve hukukun toplumun geniş kesimleri tarafından anlaşılması ile mümkün olabilir. Bu doğrultuda toplumu oluşturan bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin bilincinde olması, hukuk kültürüne ve okuryazarlığına, hukuka ve topluma dair çeşitli erdemlere sahip olması gerekmektedir. Bir diğer deyişle, Türkiye’nin hukuk devleti olma hedefini gerçekleştirmek için hukuku teknik bir düzlemden çıkarıp hayatın içinde görünür ve güvenilir kılacak bir mecraya oturtmak gerekir.

Durum Tespiti

Seçim sonrasında oluşan olumlu hava ve kabine revizyonu, Türkiye’de hukuk alanında acilen çözülmesi gereken sorunların tartışılabileceği ve hukukun gerektirdiği sürekli inşa görevinin yerine getirebileceği elverişli bir dönem yaratmıştır. Bu doğrultuda atılacak en önemli adımlardan biri, Türkiye’de adalete erişimin en yüksek standartta tesis edilmesi, dolayısıyla hem toplum hem siyasiler hem de tüm kamu görevlileri nezdinde hukuk kurallarına bağlılık konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarda bulunmaktır. Adalet sistemi; uzun yargılama süreleri mahkeme kararlarının niteliği gibi konularda iyileştirmeler yapmalıdır. Gözaltı süreleri ve tutukluluğun temel hakları ihlal etmeyecek şekilde düzenlenmeli, ceza infaz kurumlarında bulunan herkes için şartların iyileştirilmesi önemlidir. Ayrıca hukukun da etkisi altında olduğu dijital dönüşüme entegre olmaya çalışılmalıdır.

Hukukun en önemli bileşenlerinden olan avukatlık mesleğinin niteliksel olarak iyileştirilmesi, son dönemde hızla kalabalıklaşan ve gençleşen bu meslek grubunun vatandaşın ihtiyaç duyduğu hukuk hizmetini karşılaması için oldukça önemlidir. Bu sebeple, yeni kuşak avukatların mesleki beceri süreçlerinin de hem yürütme organları hem de barolar tarafından iyileştirilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. Nitelikli ve erişilebilir hukuk sisteminin sağlanması için oldukça önemli olan bir diğer nokta ise insan hakları eylem planlarıdır. Her ne kadar Türkiye’de hukuki mevzuat yeterli ve kapsamlı olsa da sorunlara yönelik oluşturulan çalışmaların ve eylem planlarının yapısal bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti ancak hukuk alanı kararlı biçimde dönüştürülürse ve hukuka gereken itibar kazandırılırsa güçlü bir hukuk devleti statüsünü kazanabilir.

Hukuk – Politika Önerileri Gündem Maddeleri:

  • Hukuka Dair Toplumsal Farkındalığın Artırılması
  • Yeni Bir Anayasa Hazırlanması
  • Adalete Erişim
  • Adil Yargılanma Hakkı
  • Avukatlık Mesleği ve Barolar
  • Yargı Sisteminin Yeniden Planlanması ve İş Yükü Dağılımı
  • Yargı Kararlarının Bağlayıcılığı ve Yerine Getirilmesi
  • Hukuk Fakülteleri ve Hukuk Eğitimi
  • Dijital Dönüşümün Hukuk Alanındaki Etkileri
  • Kamu Gücü ve Kaynak Kullanımı ile Kolluk Faaliyetlerinin Etkin Denetimi
  • Ceza İnfaz Uygulamaları ve İnfaz Kurumlarındaki Eksikliklerin Giderilmesi

***

Editör Notu: İLKE Vakfı, Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından oluşturulan bu politika önerisi; Talha Erdoğmuş, Elyesa Koytak ve Ahmet Sait Öner tarafından hazırlanmıştır. Bu bağlantı üzerinden tam metne ve diğer politika önerilerine ulaşabilirsiniz. 

Grafikler: Hukuk İzleme Raporu 2022

0 yorum

Diğer Yazılar