Ramazan Ayında Yardımlaşma Davranışları - İLKE Analiz

Ramazan Ayında Yardımlaşma Davranışları

Zeynep Burcu Uğur

Müslümanlar için özel bir anlam taşıyan Ramazan ayı her yıl, oruç tutmanın yanı sıra dayanışma, yardımlaşma ve cömertlik gibi önemli değerleri de beraberinde getirir. Ramazan, sadece açlık ve susuzluğu hissetmek değil, aynı zamanda başkalarının ihtiyaçlarını anlama, onlara yardım etme ve birlikte paylaşma fırsatı sunar.

Gelenek olarak öğrendiğimiz bu değerlerin gerçekten insanların hayatında etkili olup olmadığını incelemek için bir araştırma tasarladık. Bu araştırma ile ilgili daha detaylı bilgi için “Does Religion Nudge People to Donate? Evidence from Ramadan” başlıklı makale okunabilir.

Bu araştırma ile Ramazanın bağış yapma davranışına etkisini tespit etmeyi amaçladık çünkü bağış yapmak elindeki imkanı, olmayanlar ile paylaşmak demektir.

Bilindiği gibi İslamiyet beş temel esasından biri de zekattır. Aslında Müslümanlar, zekatlarını Ramazan ayında ödemek zorunda değillerdir. Ancak, Ramazan’da herhangi bir iyi davranışın daha faziletli kabul edilmesi nedeniyle[1] Ramazan ayı, zekat yoluyla daha yüksek bağışları tetikleyebilir. İkinci olarak, oruç yoluyla gıdadan mahrum kalmak, varlıklı kişilerin dezavantajlıların durumu anlamasına ve muhtaçlara duyulan empati duygularını yükselmesine yol açabilir ve bu da bağışların artmasına neden olabilir. Üçüncü olarak, sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayanlar için oruç tutmama durumunda bazı miktarlarda bağışta bulunmaları güçlü bir tavsiye olarak sunulur[2]. Bu mekanizmalar aracılığıyla, Ramazan daha yüksek bağışların ortaya çıkmasına neden olabileceği düşünülmüştür.

Bu araştırma için Ankara’da 6 dalga halinde 769 kişinin bağış miktarını içeren veri toplanmıştır. Bu veriler Ramazan ayının başlamasından 1 hafta önce, Ramazan ayının her bir haftasında ve Ramazan ayı bittikten 15 gün sonra toplanmıştır. Katılımcılara sadece içinde bulundukları hafta bağış yapıp yapmadıkları ve yaptığını beyan edenlere tutarı sorulmuştur. Araştırma sonuçlarını gösteren Şekil 1’e baktığınızda Ramazan ayına girmeden 1 hafta önce ortalama bağış miktarı 68 TL (2019 yılı rakamlarıyla) iken, Ramazan ayının ilk haftasında 137 TL, 2. Haftası 109 TL, 3. Haftası 202 TL ve 4. Haftası 183 TL olarak gerçekleştirmiştir. Özellikle Ramazan aynının son 2 haftasında çok daha büyük artış olduğunu söylemek mümkündür. Ramazan ayı bittikten 14 gün sonra bağış miktarını ölçtüğümüzde ise bu tutarın 78 TL gibi Ramazan ayındandan önceki seviyeye yakın bir yere geri döndüğünü söylemek mümkündür.

Şekil 1. Ramazan Ayı içinde Bağış Miktarının Dağılımı

Şekil 2. Oruç Tutma Durumuna Göre Bağış Miktarının Dağılımı

Makalede incelediğimiz hususlardan biri de, oruç tutma ile bağış yapma arasında bir ilişki olup olmadığıdır. Bu amaçla ankete katılanlara şu soru yöneltilmiştir: Bu yılki Ramazan’da oruç tutma ile ilgili durumunuz hangi kategoriye girer? (Kadınlar mensturasyon/adet günlerini dikkate almadan cevap vermelidirler.) Cevap seçenekleri de şu şekildedir: (1) Tüm günlerde oruç tuttum, (2) Bazı günler oruç tuttum, (3) Sağlık sorunları nedeniyle oruç tutmadım, (4) İşlerden/okuldan dolayı oruç tutmadım, (5) Genel olarak oruç tutmam, (6) Cevap vermek istemiyorum.

Cevaplayıcılardan çok az bir kısmı bir miktar oruç tuttuğunu veya iş/okul sebebiyle oruç tutmadığını belirttiği için, o kategoriler ile ilgili bir istatistik analiz yapmak anlamlı olmayacağı değerlendirilmiştir.

Şekil 2’ye bakıldığında 1. sütunda Ramazan orucunu tamamen tutanların ortalama bağış miktarı görünmektedir. 2. sütunda Ramazan orucunun bir kısmını tutanların, 3. sütunda sağlık sorunları nedeniyle oruç tutmadığını beyan edenlerin, 4. sütunda da bir gerekçe göstermeksizin oruç tutmayanların veya soruya cevap vermek istemeyenlerin bağış miktarı gösterilmektedir. Bu sonuçlar da aslında sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayanların bağış miktarının arttığını göstermektedir. İkinci belirgin bulgu da özellikle tam oruç tutanların Ramazan ayının ikinci yarısında bağış miktarlarının artırdıklarını göstermektedir.

Bir kısıt olarak, bu araştırmaya katılanlara gelir düzeyleri sorulmamıştır. Ancak, gelir bağışın önemli bir belirleyicisidir. Bunun iki nedeni bulunmaktadır. Birincisi araştırmanın Ankara metro istasyonlarında yapılmasından dolayı anketin 2-3 dakika içinde bitirilmesi gerekmekteydi. Bu da fazla sayıda soru koymamızı zor hali getirmekteydi. İkincisi, önceki çalışmalarda belirtildiği gibi, insanların anketlerde gelirlerini açıklamaktan kaçınmalarıydı (Bkz. Moore and Welniak (2000)[3]). Eğer gelir bilgisi toplanmış olsaydı, daha ilginç analiz yapmamıza imkan verecekti. Bağış durumu sorusu için çok fazla eksik gözlemimiz olmasa da, önemli bir sayıda katılımcı (~ 40) bağış miktarlarını açıklamak istememiştir. Bu konuda araştırma yapmak isteyen insanların bağış miktarı bilgisini insanların kendi beyanlarından ziyade, bağışta bulunulan kurumlar vasıtası ile öğrenmelerinin daha doğru analizlere imkan vereceği düşünülmektedir.

Ramazan, Müslümanlar için manevi bir aydır. Bu ay boyunca oruç tutarak, Allah’ın emirlerine uyarak fiziksel olarak açlığa ve susuzluğa maruz kalırız, ancak bu deneyim sadece kendi nefsimizi kontrol etmekle kalmaz, aynı zamanda başkalarının yaşadığı zorlukları anlama ve empati kurma fırsatı da verir. Bir lokma ekmeği, bir yudum suyu bile kıymetli hale getiren bu deneyim, toplum içindeki dayanışmayı ve birbirimize destek olmayı güçlendirir. Bizim araştırma bulgularımız da bunu destekler niteliktedir.

İslamiyet’in öğretilerine göre, Ramazan ayında yapılan hayır işlerinin ve yardımların karşılığı diğer zamanlardan daha fazladır. Bu nedenle, Müslümanlar Ramazan ayında daha fazla yardım etme ve bağış yapma eğiliminde oluyor olabilirler.

Ramazan, yardımlaşma ve bağış kültürünü hatırlatıcı mahiyettedir. Bu ayda, zenginlerin daha az imkanı olanlara yardım etmeleri, yoksulların ve ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak için toplumun dayanışma içinde olması büyük önem taşır. Ramazan ayında yapılan bağışlarla, açlıkla mücadele eden insanlara gıda yardımı yapılabilir, yetim ve öksüz çocuklara destek sağlanabilir, ihtiyaç sahiplerine giysi ve barınma yardımı yapılabilir ve birçok hayır işi gerçekleştirilebilir.

Ancak Ramazan’ın sadece maddi yardımlaşma ile sınırlı kalmadığını unutmamak önemlidir. Bu ay, manevi değerlerin de güçlenmesi için bir fırsattır. İyilik yapmak, hoşgörülü olmak, affetmek ve sevgi dolu bir şekilde davranmak da Ramazan ayının ruhuna uygun davranışlardır.

Sonuç olarak, Ramazan ayı, Müslümanlar için sadece oruç tutma ve ibadet etme değil, aynı zamanda birlikte paylaşma, yardımlaşma ve sevgi dolu bir şekilde yaşama fırsatı sunar. Türkiye’de de insanların özellikle bu ayda bağışlarını artırdıklarını söylemek mümkündür.

Referanslar


[1] Bukhari. (1978). Sahih al-Bukhari Vol. 4, Book 56, Hadith 754. http://sunnah.com/bukhari/61/63, Tirmidhi. (2007). Jami` at-Tirmidhi Vol. 2, Book 2, Hadith 663. http://sunnah.com/tirmidhi/7/47

[2] TDV. (1988). Fidye [Ransom]. https://islamansiklopedisi.org.tr/fidye

[3] Moore, J. C., & Welniak, E. J. (2000). Income measurement error in surveys: A review. Journal of official statistics, 16(4), 331.

0 yorum

Diğer Yazılar

Yorum yap